Yeniden doğamam, yine de hayat devam ederken olup biteni değiştirebilirim-Fruits Basket

sailormoon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sailormoon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2010 Pazartesi

ADIMLARIM...Bölüm 2

İkinci adım:İnternet
Ben hep aysavaşçısı + 18 derken Türk kültürü ve aile yapısına uygun olmadığından bahsederdim. Ancak görüyorum ki Türk Kültüründen ziyade dinimiz olan İSLAM dinine MÜSLÜMANLIĞA' da uygun olmayan etkenler çok fazla sırf bundan ötürü bile + 18 dememiz çok normal. Hatta onu bırak dinimize göre asla bu kabul görmez o nedenle + 18 değil + 99 bile olamaz tamamen yasaktır, haramdır, dine aykırıdır ! Aysavaşçısı.com...Admin

SM biteli yıllar olmuştu ama biz daha elimizdeki bi not defteri, iki gazete resmi ile idare ediyorduk.
Arkadaşım deprem sonrası bölgedeki çoçuklara bir sürü SM li kalemdi, defterdi dağıtıldığı; kendisindekileri çöpe attığını söylediğinde çok üzülmüştüm...
Ama en sonunda yoğun istek üzerine interneti evimize getirdik.İlk yaptığımız SM bölümlerini arayıp, sadece ingilizce olarak bulup, indirmek oldu. Anılarımızı tazeleyip SM forumlarına daldık tabii. Ama benim dalmam ablamınkinden daha farklı oldu :S Ablam photoshop, gif yapımı gibi işlere merak sardı ama ben ilk fanvideomu yapıyordum. Şebnem Ferah'ın 'hoşçakal' ı ile Usagi'nin Mamaru tarafından terkedildiği bölümle...Acemi şansı mıydı bilemiyorum ama herkes beğenmişti. Ancaak... indirdiğimiz bölümün formatı moviemaker'a uymadığından ortada kocaman bi yazı vardı:(
Bu durum beni photoshopa itti. SM forumlarındaki yarışmlara katılıp sihir puanı kazanmaya başladık:)Ancak ablam da bende ayrı hesaplara sahiptik ve kendimize oy verdiğimizde aynı IP den iki oy verilmesi yanlış anlamaya yol açtı. SM deki gibi arkadaşlarımıza güvenmemiz gerektiğini söylesem de ve olay açıklığa kovuşsa da foruma senelerce girmedim. Kendime yeni bir hedef bulmuştum:Aysavaşçısı.com. Daha ilk sayfada aysavaşçısı+18 yazan başlığı görünce avımın üstüne atladım. Kim benim çocukluğumun en güzel anılarından birine bunu diyebilir? Gayet sakin bir yazı yazdım, pek de içliydi yine... SM sever olduğunu sanan admin nefrit gayet basit cümlelerle illaki düşüncesini kabul ettirmeye çalıştı...çalıştı..giderek saçmaladı...saçmaladı...benim mesajlarımı sildi...ve beni forumdan attı...:S
En küçük bir saygısızlığım olmadığı halde verecek cevabı olmayınca beni atması haksızlıktı ama yapılacak bi şey yoktu. Zaten 3 çizgiden oluşan bir bacaktan tahrik olan biriyle nasıl uzlaşılırdı ki?
Daha sonra başka forumlar da buldum ama...en sonunda tüm bilgisayar ablama kalmıştı.

17 Haziran 2010 Perşembe

ADIMLARIM...Bölüm 1


"En uzun yolculukları başlatan hareket. adım atarsın ve gerisi gelir. bir hikayeyi bir ömrü değiştirecek kadar kıymetlidir yeri gelince. bir adım. yaklaşırsın ya da uzaklaşırsın. bir lahzadır karar vermek. kaderi değiştirir, bir kader tüm kaderleri etkiler. bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir askeri, bir asker bir savaşı kazandırır belki. kimbilir"... muhayyile..ekşi sözlük

Kaderimi değiştiren adımlar, beni şu anda olduğum kişi yaptı ancak birkaçı var ki sizinle paylaştıklarımın hevesini, sevgisini kalbime aşıladı.
İlk adım:Sailormoon

Sailormoon'u ilk izlediğimde kaç yaşımdaydım hatırlamıyorum ama atv de yayınlanıyordu ve sadece ilk sezon verilmişti. Tekrar onu TRT de gördüğümüzde ablam da ben de çok sevindik. O dönem okulum oturduğum yerdeydi ve ders bitiş saati ile Aysavaşçısı'nın(sailormoon) başlama saati aynıydı. Nasıl koşarak eve geldiğimi hayal bile edemezsiniz. Ancak ne kadar uğraşsam da final bölümünü seyredemedim. Sonra gelinlikli,kurdeleli türevlerini denemiş olsak da hiç biri onun yerini tutamadı...
Aysavaşçısı'nda 3. sezona kadar en sevdiğim karakter Ami'ydi. Zaten karakterleri kuzenlerle aramızda bölüşmüştük. Daha sonra ergenliğin asiliğinden midir bilinmez Haruka'yı sever oldum. Haruka&Michiru sadece arkadaş sanıyorduk tabii... Daha sonra senaryodaki ilginçlikleri öğrenmiş olsakta öğretileri hep aklımızda...
Aysavaşçısı arkadaşlara saf bir şekilde güvenmeyi öğretti bana, yanımda biri varsa daha güçlü olacağımı ve pes etmezsem başaracağımı düşündürdü. Aslında tılsımı alınan, aynasına bakılan her kişide, her hikayede o an ve hatırladığım her an mutlu olmamı sağladı. Bazı bölümlerde çok ağladığım da olmuştur ama sessizce dökülen gözyaşlarım biraz olsun büyütmüştür belki beni...
Sadece şöyle bir kötü özelliği vardı: ağlamanın herşeyi düzelteceğini düşündürürdü. Usagi'nin bir göz yaşıyla ışıklar falan saçılır, iş hallolurdu. Ama zamanla Usagi değil anca Naru olabileceğimi ve Naru nasıl feryat figan ağlasada Nefrite'in öleceğini anladım.

Aradan yıllar geçti ama hala arasıra izliyorum. 18. yaş günümde bile aldığım hediye Sailormoon(yandaki resim) baskılıydı. Hala küçük bir kızın sırt çantasında Usagi'nin güler yüzünü görsem kıskanıyorum o kızı...